356C, MediaCat’in Eylül ayı 20. yıl özel sayısında!

MediaCat’in Eylül ayı 20. yıl özel sayısında “Gündem toplumsal fayda” başlığı ile sunmuş olduğu Sürdürülebilirlik Dosyası için hazırlanan röportajın tamamı aşağıdaki gibidir.

+Bir işin sürdürülebilir olup olmadığına nasıl karar verilebilir? Sürdürülebilirlik ölçümlenebilir mi? Bir iş şu kadar süre sürdürülebilir demek mümkün müdür?

Sürdürülebilirlik, bir işin dününü, bugününü ve yarınını kapsayan bir süreç. Bu sebeple, bir işin ve bir iş planının sürdürülebilir olduğunu söylemek onun ancak bu uzun süreç içerisinde değişen çevre ihtiyaçlarına ve dengelerine göre nasıl stratejik bir konum aldığı ile alakalı. Çok basitçe bahsetmek gerekirse sürdürülebilirliği üç ana ayak üzerine oturtabiliriz: Soyal, çevresel ve ekonomik faktörler. Bir iş, bu üç parametrenin dengede olduğu ve üçüne de fayda sağladığı durumlarda sürdürülebilir olarak adlandırılabilir.

Günümüzde uluslararası platformda kabul görmüş standartlar ve sertifikalar bulunmakta. Ayrıca karbon ayak izi gibi sayısal veriler sayesinde sürdürülebilirlik herkes için ölçülebilir bir kavram haline geliyor. Fakat bir işin sürdürülebilir olduğunu konuşurken sınırlı bir zaman zarfından bahsetmek sürdürülebilirliğin doğasına aykırı. Dünü, bugünü ve yarını kapsayan bir süreçten bahsederken aynı zamanda devamlılıktan da bahsetmiş oluyoruz. Bir iş eğer sürdürülebilir ise var olduğu sürece sürdürülebilir kalmalıdır.

+Pazarlama ve iletişim ajansları sürdürülebilirlik konusunda şirketlere nasıl hizmetler verebilir?

Pazarlama ve iletişim, şirketlerin bütününü oluşturan parçalar. Ajanslar pazarlama ve iletişim konusunda müşterilerine hizmet vermeye, farkındalık, görsellik ve değer yaratma gibi konularda markalarına destek olmaya devam edecekler. Fakat konu sürdürülebilirlik ve çevreci pazarlama olduğunda müşterilerinin sahip olduğu prensipleri doğrultusunda belirli çevresel faktörlere de fayda sağlamak durumundalar. Bunu yapabilmek adına ajansların da kendi içlerinde birçok radikal karar almaları gerekiyor. Dijital ajanslar çok fazla etkilenmese de saha yönetiminin ağırlıkta olduğu ajansların sürdürebilirlik nosyonunu müşterileri gibi benimsemiş olmaları açıkça gerekmekte. Bu da çok daha yaratıcı ve etkisini çok uzun süre koruyabilen fikirler ve uygulamalar ile gerçekleşecek. Bu aşamada ajansların dikkatli olmaları gereken bir konu var; tüm bu süreçleri yönetirken müşterilerinin ve kendi yaptıkları işin gerçekten sürdürülebilir olduğunu iyi analiz etmek. Müşteri veya ajanstan herhangi biri bu nosyonu özümseyememiş ise yapılan iş “yeşile boyamadan”, “yeşil gibi gösterme”den öteye gidemeyecektir.

+Türkiye’de çevreci pazarlama dünyadaki diğer ülkelere kıyasla hangi aşamada bulunuyor?

John Grant’in Yeşil Pazarlama Manifestosu’nda üzerinde detaylıca durulduğu gibi, bir ülkenin ve pazarın çevreci politikalara, çevreci şirketlere, çevreci pazarlamaya hazır olması çok önemli. Bu amaca giden yolun uzun vadede toplumun tüketim alışkanlıklarının değişmesinden geçtiğini söyleyebiliriz. Daha farklı bir ifadeyle, toplumun ve bireylerin ‘normal’ anlayışının değişmesi ve ‘normal’ olarak adlandırdığımız şeyin çevreci ve yeşil nosyonu olması gerekmektedir ki ancak o zaman toplum tam anlamıyla doğayla bütünleşebilen tüketim alışkanlıklarını kucaklayabilsin.

Bu noktada, Türkiye gelişmekte olan bir ülke ve pazar olmanın sonucunda, hala tüketen ve kaynaklarını kullanarak ekonomisini büyütme trendinde olan bir ülke olarak karşımıza çıkıyor. Pazarın doygunluğa ulaşması ve yerleşik bir bilinçli tüketim anlayışından söz edilebilmesi için Türkiye’nin Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerine göre daha fazla zamana ihtiyacı olduğu kesin. Ancak, bu Türkiye’nin çevreci  pazarlama nosyonunu kucaklamayacağı anlamına da kesinlikle gelmiyor. Toplum kültürünün ve genç bir nüfusa sahip olmanın sonucu, Türkiye adaptasyon yeteneği de çok yüksek bir pazar ve Türkiye doğal kaynakları tüketmek yerine doğaya değer katarak büyüyebileceğini görmeye başladı. Tek yapmamız gereken bu süreçte inançlı olmak ve bazı ezberleri bozarak “normal” algısının içine “çevrecilik” anlayışını yerleştirmek.

Görüş:

Aslında çok basit bir denklemden bahsediyoruz ve değişkenlerimiz toplum ve doğa. Sağlam bir formül, model, sistem yaratabilirsek değer katabileceğimiz çok şey var.

Firmalar bazında sürdürülebilirlik gün geçtikçe daha çok ilgi görüyor. Geçtiğimiz seneler içerisinde yeni pazarlar yaratıldı, farklı hizmetler veren şirketler kuruldu ve yeni ürünler piyasaya girdi. Dönüşüm başladı. Fakat çok yakın gelecekte doğru kararlar vermemiz gereken bir yol ayrımına geleceğiz; gerçekten sürdürülebilir olmak mı yoksa sürdürülebilir gözükmek mi? Bizim gördüğümüz gerçekten sürdürülebilir olmak geri dönüşünü belli bir zaman sonra almaya başlamamıza rağmen benimsenmiş tüm prensiplere artı değer katacak bir tercih. Sürdürülebilir gözükmek ise kısa vadede trend olmayı sağlayacak fakat sonrasında kalıcı zararlar verebilecek bir yaklaşım tarzı. Pazarda söz sahibi firmalar yanlış kararlar verirlerse tehlikeli bir süreç bizi bekliyor. Sürdürülebilirliğin karakterine bu şekilde müdahele etmek, toplumun da sürdürülebilirlik ve çevrecilik için sahip olduğu inancı zayıflatacaktır.

Bizim inancımız, Türkiye’de çevre kültürünün, çevre duyarlı tüketim bilincinin ve çevreci pazarlama anlayışının yerleşmesi zamanı geldi ve amacımız bu evrim sürecinde 356C olarak kendi uzerimize düşen, çevrecilik bayrağını taşıyarak , toplumsal tüketim kültürünün ve ona bağlı pazarlama - iletişim kültürlerinin çevreci nosyona doğru şekillenmesinde aktif rol oynamak.

September 10, 2012 0 Share this

356C, MediaCat’in Eylül ayı 20. yıl özel sayısında!

MediaCat’in Eylül ayı 20. yıl özel sayısında “Gündem toplumsal fayda” başlığı ile sunmuş olduğu Sürdürülebilirlik Dosyası’nda,                 356C’nin açıklamalarını okuyabilirsiniz.

Sürdürülebilirlik Dosyası’nda yazılarını okuyabileceğiniz diğer isim ve kuruluşlar:

Özgür Güvenli-356C Kurucu Ortak

Füsun Feridun-Avea Kurumsal İletişim Direktörü

Ebru Bakkaloğlu Tüzecan-Coca-Cola Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kurumsal İletişim Direktörü

Koray Bebekoğlu-Doğuş Otomotiv Stratejik Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü

Mustafa Levent İlgün-Efes Kurumsal İletişim Direktörü

Tayfun Öktem-Ekol Lojistik CEO’su

Ayşenur Aydın-Opet Kurumsal İletişim Müdürü

İbrahim Aybar-Renault Mais Genel Müdürü

Aybala Şimşek-Şekerbank Kurumsal İletişim Müdürü

Koray Öztürkler-Turkcell Genel Müdür Yardımcısı

Aydan Ölçer-Ünilever Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü

September 9, 2012 0 Share this
September 9, 2012 0 Share this
August 27, 2012 0 Share this
August 10, 2012 0 Share this